EZBER BOZAN YILIN ADI “2022”

Uzun zaman önce hayatımızdan çıkan, hatta yeni neslin hiç tanışmadığı fakat son aylarda sık sık  duymaya hatta kullanmaya başladığımız “Hiper Enflasyon”

Ekonomistlerin büyük çoğunluğu tarafından, özellikle pandeminin ikinci yarısından itibaren, global pazarda daralmalar olacağı öngörülmüştü. Bununla beraber çok da hoş kapatmadığımız 2021 yılının sonunda, asıl kayıpların 2022 yılında yaşanacağı söylemleri de değerlendirmeler arasındaydı.

Yaşanan ve yaşanacak olan kayıpların en temel nedeni, hem uluslararası düzlemde hem de ülkemizde yaşanan ekonomik daralmadır.

Bu yazımda, kriz dönemlerinin avantajlı bir duruma getirilmesi için sürecin nasıl yönetileceğine değinmek istedim. Tarafımıza pek çok soru gelmekte bunların çoğunu da “2022 döneminin nasıl geçeceği, bu dönem sonunda hala var olabilen şirketlerin sürdürülebilirliği nasıl sağlayacağı” kaygısı oluşturmaktadır”. Gündem ve ekonomiyi takip etme, sektörel gelişmeleri analizleme, iyileştirme çalışmalarında bulunma, misyonu taşıdığımız için bizlerden de bu konuda yorum yapmamız beklenmektedir.

Durumu genel hatlarıyla konuşacak olursak;

Şirketlerin kriz dönemlerindeki önceliği, tedarik zincirlerini ve maliyetlerini kontrol altına almak olmalıdır. Tedarikçi yönetimiyle eş zamanlı olarak mevcut ve potansiyel müşterilerin analizleri yapılmalı, daralan piyasaların alternatifleri bulunarak yeni müşteri portföyleri belirlenmelidir. Tedarik Zinciri ve akabinde ise ileri satış yönetimlerinden faydanılmalıdır.

İnsan kaynakları kanadında ise, çalışan verimlilikleri ölçülmeli kriz ekipleri oluşturularak yönetimle birlikte stratejik bir yol haritası belirlenmelidir. Tüm bu çalışmalar yapılırken olası riskler mutlaka analiz edilmedir. Stratejik insan kaynakları yönetimi ile birlikte risk yönetimi de eş zamanlı yönetilmelidir.

Yukarıda konusu geçen; Tedarik Zinciri Yönetimi, Stratejik İnsan Kaynakları ve Risk Yönetimi gibi şirketler için olmazsa olmaz birçok başlıkta danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Tüm bilgi birikimimiz ve tecrübelerimiz göstermektedir ki kriz dönemlerinin aşılmasındaki en büyük faktör; Şirketlerde uygulanan risk analizine dayalı stratejik yönetimler, kurumsallaşma alt yapılarının kurgulanması ve belli bir sistem üzerinden yönetilmesidir. Her ne kadar Türk Firmaları bu değişime uzun zaman direnç gösterdilerse de son yıllarda danışmanlık hizmetlerinden fayda sağlayan şirket sayısı artış göstermektedir.

2022 Yılının, tüm ezberlerin bozulduğu eski öğretilerin unutulduğu bir yıl olması nedeniyle Türk firmaları, hem artan hammadde fiyatları hem artan enflasyon hem de değişen Pazar dinamikleri ile uğraşmak zorunda kalmaktadır. Bankaların da hiper enflasyon ekonomisine geçtiği bu dönemde Eylül/Ekim ve Kasım aylarında tam bir sonbahar etkisi yaşanacağı yaprak dökümünün kaçınılmaz olacağı öngörülmektedir.

Bu tablo karşısında piyasaları çok daha zor günler beklemektedir.

Değişim rüzgarına karşı direnen firmalar için çok daha zor bir yıl olacağı aşikardır. Tarihin tozlu sayfaları sadece edebi bir söylem olarak kalmayacak ne yazık ki birçok firmayı ticaret sahnesinden çekip alacaktır.

Unutmayalım ki!  Her kriz kendi fırsatını kendisi yaratır. Görmesini bilene…

Sevgi Yılmaz